Bipolar hastalıkta hastanın ruh hali iki zıt kutup arasındaki dalgalanama ile tanımlanır: Aşırı sevinç veya mani en derin moral bozukluğu ile değişken olarak ortaya çıkar. Bunların arasında daha zayıf maniler (hipomani) görülebilir. Özellikle mani ve depresyonun karışık biçimi acı vericidir.
|
DEPRESYON
|
Grafikte bipolar hastalıklardaki çeşitli ruh hali fazları ve tipik, normal olarak ortaya çıkan semptomlar görülmektedir.
İlk manik faz genellikle bir depresif fazdan sonra başlar. Çoğu zaman
manik faz kısa sürede, anlaşılmayan nedenlerle birkaç günde başlar. Hastalar
mutluluk hissederler, keyiflidirler, heyecanlı ve girişimci görünürler,
ancak genellikle saldırganlığa kadar varan öfke gösterirler. Kendilerini
çok yüksek kapasiteli, yaratıcı ve üretici olarak hissederler. Uykuyu
zaman kaybı olarak görürler. Çoğu zaman hedefsiz girişimcilik sürekli
aktiviteye neden olur. Sık sık gerçeklik ilgisi yok olur. Örneğin hastalar
aşırı alış veriş yapar, bazen günde birkaç otomobil birden satın alırlar
veya yeni şirketler kurarlar. Bu süreçte hastalar gerçek olmayan sesler
duyabilirler (akustik halüsinasyonlar) veya şeyler görürler (optik halüsinasyonlar)
veya kendilerini "büyük bir misyonla"yüklü olarak hissederler.
Bu durumda psikotik maniden söz edilir. Kontrolsüz davranışlar ve cinsel
mesafesizlik de hastalık tablosuna dahildir.
Bu durumda insanların kendilerini hasta hissetmemeleri ve buna ikna olmamalarında
şaşılacak bir taraf yoktur. Manilerinin önemli sonuçları ortaya çıksa
da, örneğin yüksek borçlar veya kendilerini tehlikeye atan davranışlar,yine
de bu kişiler kendilerinin hasta olduklarına ikna edilemezler. Bu durum,
hastanın kendi iradesine karşı bir psikiyatri kliniğinde tedavi edilme
zorunluluğuna kadar varabilir.
Depresif insanlar sadece üzüntülü değildir. Onlar hissedemezler. Güzel bir şey olursa, gülemezler. Acıklı bir şey olunca da ağlayamazlar. Onlar için her şey gridir. Bu nedenle depresyon "sadece" hüzünlü insanların mizacı değildir. Depresyon, ruhsal ve psişik dengenin kaybolduğu bir hastalıktır, düşünce, eylem ve beden de ruhsal durum gibi değişir. Bu nedenle hastalar sadece üzgün ve keyifsiz ruh hali içinde değildir, bitkinlik, uyku bozuklukları, kilo kaybı veya aşırı kilo alma gibi bedensel semptomlar da bunlara eklenir. Bir depresyonun en ağır belirtisi intihar düşünceleridir. Bu her zaman bir alarm olarak kabul edilmeli ve zaman geçirmeden bir hekime başvurulmalıdır.
Hipomani maninin zayıf biçimidir. Manideki semptomları aynısı görülür, ancak onlardan oldukça zayıfları. Hasta henüz gerçekliği ve kendi kişisel durumunu kavrayabilecek durumdadır. Hasta kendini iyi hisseder, ancak aşırı duygulu veya aşırı coşkulu değildir. Hipomaninin gelişimi tahmin edilemez. Normal ruh halinin kısa ve geçici yükselmesi olarak ortaya çıkabilir, ancak tipik bir maninin habercisi olabilir. Vaka ilk ortaya çıktığında ayakta ilaçla tedavi yeterli olursa, ikinci vakada hemen buna uygun ve tutarlı tedavi uygulanmalıdır. Her yeni hastalık periyodu bütün olarak hastalık seyrini kötüleştirir ve tek tek epizotlar arasındaki süre gittikçe kısalır. Bu her iki neden hipomani halinde de mümkün olduğu kadar çabuk terapiye başlanmasını gerekli kılar.
Karma epizotlarda manik ve depresif fazlar ya kısa aralıklarla değişir ya da eşzamanlı olarak ortaya çıkabilirler. Hastalar aynı ölçüde heyecanlı veya hareketlidirler, kendilerini cesaretsiz ve umutsuz hissederler. Bu biçimdeki yüksek aktivite ve depresyonun bir arada olması intihar riskini özellikle artırır.
